Tefekkür 4.0

Tefekkür 4.0

 

Tefekkür eski bir kelime. Eskimiş bir kelime. Sanıldığının aksine, dini bir anlamı da yok.
Dini bir anlamı olduğunu iddia edecek olursak; olmadığını şöyle ispatlarız.
Dİn: sabit kurallar, demektir. 
Tefekkür ise düşünüş ve içre anlamı da ilerleyiş demektir. Dışarıdan baktığımızda, tefekkür durumunda olana,
herhangi bir şey görmeyiz tabii. Hatta, geri kalmış kişi sıfatı bile yakıştırılır. Çünkü, kalabalık olanı doğru kabul edişimiz
olağan hayatın merkezini oluşturur. İLginçtir; tefekkür, sanki der ki bize, kalabalık zaten olmalı ki onlardan uzak durabileyim.
Tefekkür, kalabalığı bir çeşit uzak durmaya şart sebep karşıt olarak da görür.

Düşünüş kelimesi yerine, eski bir kelime olan Tefekkür'ü kullanmam da bu yüzden. Yüz yılların, bin yılların kalabalık hayat varsayılarını 
geçmişten geleceğe uzak tutmak.  Yok olmasın, ki olmaz da, uzakta dursun.

Demek ki bir şey daha anlıyoruz; tefekkür, geçmişte de gelecekte de gezer. 

Tefekkür; akılla bakmak değildir sadece. Akıl, aydınlık veren bir şeydir. El feneri gibi. 

Herkesin kalbi karanlıktadır esasında. Onu ilk aydınlatan akıldır. 

Sonra birbirlerini aydınlatırlar. İşte, tefekkür'ün değeri orada kendini belli eder. 

Kalp binlerce alemde gezer. O kadar şeyin bilgisini akla vermesi durumunda aklın, şu kafatasını patlatabileceğini bile düşünürüz.
Öyle olmaz. Büyük bir galaksi düşünün. Büyük bir galaksinin üzerinde durmuş bakan bir akıldır o artık. Tek başına da değildir; kalp açılmıştır ya.

23-02-2020

Popüler Altı

SİZİN YORUMLARINIZ

YORUM YAP

Lütfen Gerekli Alanları Doldurunuz. *

*